RÜZGARIN
OLUŞUMU,ÖZELLİKLERİ VE HESAPLAMALARI
Yer
yüzeyinin gerek duyduğu enerjinin tümü Güneş’ten
gelmektedir. Güneş yeryüzüne her saat 100.000.000.000.000
kWh ‘lık enerji yayar. Başka bir deyişle,yer yüzeyi
Güneş’ten 1017watt gücünde enerji alır.
Güneş’ten gelen enerjinin yaklaşık %1-2 ‘si rüzgar
enerjisine dönüşür.Yani rüzgar enerjisi hız enerjisine
(kinetik enerjiye) dönüşmüş güneş enerjisidir
denilebilir.Karalar, denizler ve atmosfer farklı özgül
ısılara sahip oldukları için , güneşten alınan enerji
sonrasında farklı sıcaklıklara sahip olurlar. Sıcaklık
dağılımı, coğrafik ve çevresel koşullara bağlıdır. Yer
yüzeyinde ortaya çıkan sıcaklık ve buna bağlı basınç
farklılıkları, rüzgarların oluşmasına neden olmaktadır.
Küresel Rüzgarlar
Ekvator ve
çevresi güneş ışınlarının yer yüzeyine geliş
açılarındaki farklılıklar nedeniyle, diğer enlemlere göre
daha çok ısınırlar. Farklı ısınma ve sıcaklık derecesinden
dolayı hava dolaşımları başlamış olur. Sıcak hava soğuk
havadan daha hafiftir. Isınma sonucunda sıcak hava yukarı
doğru yükselir. Bu yükselme, yaklaşık olarak 10m kadar
sürer. Bu yükseklikten sonra kuzey ve güneye doğru
hareketlerine devam ederler. Her iki kürede 30 derece
enlemlerde, yerin dönmesinden kaynaklanan Corriolis
kuvveti hava kütlesinin daha yüksek enlemlere gitmesini
engelleyerek kuzeye ve güneye sapmasına sebep olur.
Hareket halindeki hava kütlesi dünyanın dönmesinden olayı
kuzey yarım kürede sağa, güney yarım kürede sola
sapar.Hava kütleleri yüksek basınç alanlarından dolayı
tekrar aşağı seviyelere doğru inmeye başlarlar. Kutuplarda
da havanın daha soğuk olmasından dolayı yüksek basınç
alanları oluşur. Corriolis kuvveti baskın rüzgar yönlerini
belirlemede etkisi büyüktür. Tablo da Corriolis
kuvvetinden dolayı hakim rüzgar yönlerinin enlemlere göre
dağılışı verilmiştir. Bu tablodaki hakim yönler rüzgar
türbünü seçimi bakımında önemlidir.
|
Enlem |
90-60
N |
60-30 N |
30-0 N |
0-30 S |
30-60 S |
60-90 S |
| Yön |
NE |
SW |
NE |
SE |
NW |
SE |
Rüzgara Etki Eden Faktörler
Türbülans
Türbülans
düzenli olmayan rüzgar akışıdır. Çok engebeli ve pürüzlü
arazilerde binalar, ağaçlar vb. engeller çok fazla
türbülans yaratır. Türbülans alanı engelin yüksekliğinin 3
katına kadar uzanabilir. Şekil den de görüleceği gibi
türbülans engelin arka tarafında daha belirgindir.
Türbülans rüzgar türbininde enerji üretim verimliliğini
azaltır ve türbin de yıpranma ve hasarlara yol açar. Bu
nedenle düşük türbülans yoğunluğu rüzgar türbinlerinin
ömürlerinin daha uzun olmasını sağlar.

Tünel Etkisi
Rüzgarın
binalar arasından ve dağlar arası dar geçitlerden geçerken
hızı artar. Buna tünel etkisi denir. Rüzgar hızı açık
alanlarda 6 m/s ise, bu tür yerlerden geçerken 9 m/s kadar
yükselebilir. Bir tünele kurulan bir rüzgar türbini, çevre
alanlardakinden daha yüksek rüzgar hızlarını yakalama
şansına sahip olacaktır. İyi bir tünel etkisi sağlamak
için, tünelin arazi içine ‘ mükemmel ‘ olarak girmiş
olması gerekir . Tepeleri çok sert ve düzgün olmayan bir
durumda ise, o alanda türbülans çoktur, yani rüzgar (yönü
çok fazla değiştiğinden ) dönmekte olacaktır. Türbülansın
çok olduğu yerlerde rüzgar hız avantajı tamamen olumsuz
etkilenir. Sürekli değişen rüzgarlar türbinlerde yırtılma,
çatlama gibi zararlara sebep olabilir.
Tepe
Etkisi
Rüzgar
türbinleri rüzgar hızından daha iyi biçimde yararlanmak
için yerleştirilecek en uygun mekanlar tepelerdir.
Tepelerde rüzgar hızları çevreye göre daha yüksektir.
Fakat düzgün ve pürüzlü tepelerde,rüzgar hızının artması
bir avantaj oluşturmasına rağmen ,türbülans meydana
gelmesi bunu tümüyle ortadan kaldırır. Şekil de rüzgar
türbini için uygu olan ve olmayan arazi özellikleri
gösterilmiştir.

Park Etkisi Ve Kuyruk Yeli Etkisi
Rüzgar
tarlalarındaki her bir türbün rüzgarın hızını azaltır. Bu
sebeple türbünler hakim rüzgar yönüne göre
yerleştirilmeliler. Genel olarak rüzgar tarlalarında
türbünler arası uzaklık hakim rüzgar yönünde ise 5-9 rotor
çapı, bu yöne dikse 3-5 rotor çapı kadar bir uzaklığa
yarleştirilmeliler. Var olan park etki sebebiyle rüzgar
tarlalarında %5 lik bir enerji kaybı olur.Türbüne gelen
rüzgar, türbünden çıktıktan sonra arka kısımda uzun bir
aralıkta türbülans oluşturur. Bu da ikinci sırada
yerleştirilen türbünlerde kuyruk yeli etkisi yapar. Bunu
önlemek ikinci sıradaki türbünler birinci sıradakilerden
daha uzağa, yaklaşık 3 rotor, kurulmalıdır. Genellikle,
aşağıdaki şekildeki gibi yerleştirilirler.

2.
Yüzey Şekillerinin Etkisi
Rüzgar 1 km’lik yüksekliğe kadar
yeryüzü engebeliğinden etkilenir. Engebelik ne kadar fazla
ise rüzgar hızında da azalmalar o kadar fazla olur. Tablo de farklı yüzeylerin verilen pürüzlülük değerlerine
göre, su yüzeyi, rüzgarı daha az etkileyen en pürüzsüz
yüzeydir. Rüzgar türbününün enerji verimliliği de
uygun rüzgar koşullarını değerlendirmek için arazilerin
pürüzlülük bağlı katsayıları büyük önem taşır.

R
Rüzgar Hızının
Değişimi
Atmosferik Sınır Tabaka
Atmosferik
sınır tabaka, yüzeydeki değişiklerden en fazla
etkilenen ve bu etkilenmeye hızlı bir şekilde
tepki veren atmosferin yüzey tabakası olarak
tanımlanmaktadır. Atmosferik sınır tabakada,
momentum, ısı ve kütle alış verişi meydana
gelir. Rüzgar enerjisinde kullanılan rüzgar
eşitlikleri atmosferik sınır tabaka için
geliştirilmiştir.
Rüzgar Hızı
Kestirimleri
Rüzgar hızı
profili,rüzgar hızını düşey değişimi, türbin
yüksekliği baz alınarak iki şekilde bulur.
Hellman üstel
eşitliği;
V(z)=Vr(z/zr)α
z
:yerden yükseklik
V(z):z
yüksekliğindeki rüzgar hızı
zr :referans
ölçüm yüksekliği
Vr
:zr yüksekliğindeki rüzgar
hızı
α
:pürüzlülük katsayısı
Logaritmik
fonksiyon;
V(z) = ln(z/z0)
V(10) ln(10/z0)
z :yerden
yükseklik
V(z) : z
yüksekliğindeki rüzgar hızı
V(10):10 m
yükseklikteki rüzgar hızı
z0
:pürüzlülük uzunluğu
Rüzgarın Değerlendirilmesi
Meteorolojik ölçümler sonucu elde
edilen rüzgar verileri uzun vadeli rüzgar
kayıtları elde etmek ayrıca, farklı site ve
farklı yüksekliklerdeki rüzgar özelliklerini
belirlemek için değerlendirmeye alınır.
Değerlendirmede, çeşitli rüzgar hızı olasılık
dağılımları ve bunları matematiksel olarak
modellemekte kullanılan fonksiyonlara
başvurulur.Bu fonksiyonlardan en çok
kullanılanlar dan biri de Weibull Dağılımıve
Rayleigh Fonksiyonu dır.
Weibull Dağılımı, rüzgarın
belirli bir periyottaki değişimi ve dağılımının
bulunmasında kullanılan iki parametreli bir
ifadedir. Eğer bir yıl boyunca rüzgar ölçülürse
,rüzgarın hangi şiddet değerinde ve hangi
sıklıkta estiğini gösteren grafik aşağıdaki
şekildeki gibi olacaktır. Bu dağılımın altında
kalan alanın toplam olabilirliği “1” dir.

İki parametreli Weibull olasılık
dağılım yoğunluk fonksiyonu şu denklem ile
verilir;
Buna karşılık
gelen kümülatif dağılımı da
,

şeklinde
verilir.[6]
ν :
rüzgar hızı (m/s)
c :
ölçek değişkeni (m/s)
k :
şekil değişkeni
Rayleigh
Fonksiyonu
Rayleigh fonksiyonu Weibull’un
basitleştirilmiş bir versiyonu olarak
düşünülebilir. Weibull fonksiyonunda şekil
parametresi olan c 2’ye eşitlenirse Rayleigh
fonksiyonu elde edilir. Rayleigh olasılık
dağılım yoğunluk fonksiyonu şu denklem ile
verilir,

Buna karşılık gelen Rayleigh
kümülatif dağılımı da aşağıdaki denklem ile
verilir,

Rüzgar
Gülü
Rüzgar gülü, belirli kesimlerdeki
rüzgarın esme sıklığını (frekansı) verir. Rüzgar
gülü aynı zamanda her bir kesimin ortalama
rüzgar hızına katkısının ne kadar olduğunu
gösterir. Rüzgar gülü yalnızca rüzgar yönlerinin
oransal dağılımını verir. Gerçek ortalama hız
düzeyini vermez. Rüzgar gülü, türbin
yerleşiminde son derece önemlidir. Eğer
rüzgardaki enerjinin büyük bir kısmı belirli bir
yönden geliyorsa bu yönde olabildiğince az engel
olması ve arazinin de düz ve pürüzsüz olması
gerekir. Eğer türbin bu yönde yerleştirmek
gerekiyorsa, mesela, hakim rüzgar yönü güney ise
doğu ve batı yönlerindeki engeller önemlidir.
Çünkü bu yönlerden herhangi bir rüzgar gücü
gelmez.

Şekil. Rüzgar Gülü
Rüzgar enerjisinin Formüle Edilmesi
Rüzgar gücünün hesabında kinetik enerji formülü kullanılır.
Rüzgar hareket halindeki bir hava akımı olduğu
için rüzgarında bir kinetik enerjisi vardır.
Hareket halindeki havanın gücü kinetik enerjinin
saniye başına akış oranıdır.
Rotorsuz durumda rüzgarın akış
yönüne dik herhangi bir A alanı içinden birim
zamanda taşınan güç şu şekilde verilir:
W= (Aρ Vo3)
1/ 2
(2.7)
Burada p havanın yoğunluğunu, A
kanat alanını ve Vo ise rüzgar hızını
göstermektedir. Bu gücün tamamı rüzgar türbini
tarafından faydalı güce dönüştürülemez.Rüzgar
türbini için uygun güç rotordan geçen havanın
kinetik enerjisindeki değişime eşittir”

Şekil. Havanın rotor çevresindeki akışı
Rotordan geçen
havanın ağırlık oranı türbin giriş ve
çıkışlarında sabittir.
M=ρA oV0=
ρA 1V1 = ρA 2V2
(2.8)
Rotor diskinde ki
F kuvveti momentum değişim oranı ile ifade
edilirse;
F=m(V0-
V2) (2.9)
Rotordan elde
edilecek güç, kinetik enerji değişim oranı ile
verilir.
W=m(1/2 V02
-1/2 V22)
(2.10)
Rotora gelen hız V1
ise,enerji
W=F V1
(2.11)
olarak elde
edilir.
Denklem (2.9) ve
denklem (2.11)’ u kullanırsak;
V1=1/2(V0-
V2)
(2.12)
Akış aşağı hız faktörü (downstream
velocity factor) ,
b= V2 / V0 (2.13)
elde
edilir.
Buradan,denklemler (2.11),(2.9)
,(2.7) ve (2.12)‘ u kullanarak
F/A1=1/2ρ V02(1-b2)
(2.14)
ve
W/A1=1/2 ρ V03*1/2(1-b2)(1+b)
(2.15)
İfadeleri elde
edilir.
Cp,
güç faktörü veya verim olup, şu şekilde ifade
edilir.
Cp=W/W1 (2.16)
W1=
1/2 ρ A 1V03
olmasından dolayı;
(2.17)
Cp=1/2(1-b2)(1+b)
Cp
maksimum değeri %59.3 dür. Bu değere Lanchester
Betz limiti denir. Bu limit değer, rüzgar
enerjisi elektrik santrallerinin en fazla %59.3
verime sahip olacaklarını göstermektedir. Rüzgar
türbinleri için kanat uç hız oranı olan λ (λ =
wR/Vo) şaftın devir sayısını dolayısıyla Cp'yi
etkilemektedir.
Sonuç olarak, bir rüzgar
türbininden elde edilecek maksimum güç;
W= Cp*1/2 ρ A
1V03
(2.19)
ifade edilebilir.
Denklem (2.19)’ dan da görüleceği
gibi rüzgardan elde edilebilecek maksimum güç
rüzgar hızının küpü ile orantılı. Aşağıdaki
tablodan da rüzgar hızındaki küçük bir
değişikliğin güçteki etkisi görülebilir.
Tablo . Çeşitli Rüzgar hızı
değerlerinde elde edilecek güçler
